Okunma sayısı :11994

MARMARA GÖLÜ (Gölmarmara Gölü) ÖKA No: 15 İl: Manisa İlçeler: Salihli, Gölmarmara Yüzölçümü: 6800 ha Koordinatlar: 38º37'K 28º00'D Rakım: 79 m Genel Bilgi Aslen kapalı bir havzada yer alan, küçük dereler ve yer altı suyu ile beslenen, mevsimsel, hafif tuzlu bir göl iken, 1932-1953 yılları arasında yapılan çalışmalarla bir rezervuara dönüştürülmüştür. Gölün alanı ortalama 3400 ha, derinliği 3-4 metredir. Göl maksimim dolum kapasitesine sadece 1960'larda ulaşmış ve 6800 ha lık bir alanı kaplamıştır. 1993 yazında ise çok büyük bir bölümü kurumuştur. Daha çok gölün kuzeyinde bulunan geniş sazlık ve bataklıkların yayılım alanı su seviyesine göre değişmektedir. Göl kuzey ve kuzeydoğuda dağlarla çevrili olup, güneyde Gediz Ovası'na, kuzeybatıda ise Akhisar Ovası'na bakar. Üzüm ve zeytin çevredeki yükseltili arazilerdeki başlıca tarımsal ürünlerken, göl seddelerinin içinde ve dışındaki düzlüklerde yoğun olarak pamuk ekimi yapılır. Gölün özellikle batı ve kuzeyindeki bataklık alanlarda büyükbaş hayvan otlatılır. Balıkçılık ise çevre köylerdeki insanlar için başlıca geçim kaynaklarından biridir. Kuşlar ÖKA türleri: Alanda önemli sayıda küçük balaban (30 çift), alaca balıkçıl (200 çift), pasbaş patka (15 çift), mahmuzlu kızkuşu (10 çift) ve bıyıklı sumru (100 çift) ürer. Özellikle kışın, küçük karabatak (maks. 100), tepeli pelikan (maks. 73), büyük akbalıkçıl (maks.428), angıt (maks. 290), fiyu (maks. 8500), elmabaş patka (maks. 24.000), pasbaş patka (maks. 860), dikkuyruk (maks. 120) ve kılıçgaga (maks. 1402) gibi çok sayıda sukuşu bulunur (maks. 45.278). Ek bilgi: Diğer üreyen türler arasında Bahri (100 çift), karaboyunlu batağan (100 çift), küçük akbalıkçıl (150 çift), gri balıkçıl (20 çift), gece balıkçılı (20 çift), erguvani balıkçıl (30 çift), kaşıkçı (10 çift), kuğu (3 çift), boz kaz (20 çift), boz ördek (5 çift), yeşilbaş, çıkrıkçın, elmabaş patka, sakarmeke ve uzunbaca (100 çift) sayılabilir. Tepeli pelikanın ürediği tahmin edilmektedir. Koruma ve Sorunlar Alanın koruma statüsü yoktur. Bir rezervuara dönüştürülene kadar Marmara Gölü mevsimsel göl niteliğindeydi. 1953 yılında göl kıyısında 10 km uzunluğunda sedde inşaatı tamamlandı ve Gördes ile Kum çaylarının suyu göle yönlendirildi. Gediz Nehri'nin suları da Adala regülatörüyle kontrol edilerel göle verilmeye başlandı. Bugün Marmara Gölü'nün suları, DSİ'nin Aşağı Gediz Sulama Projesi'nin 54.875 hektarlık Ahmetli Sulaması dahilindeki tarım alanlarının büyük bir bölümünü sulamak için kullanılmaktadır. Göl, aynı proje kapsamındaki Menemen Sulaması'na da su sağlar. Gölün kapasitesi 320 hmetreküp olup, 3178 ve 6800 ha alana karşılık gelen 73,6 ve 79,2 m kotları arasında işletilmektedir. Ancak 1993 yılında, iki yıllık bir kurak dönemin ardından, çiftçilerin de pompajla su alması ile birlikte, su seviyesi 72,6 metreye düşmüş, göl neredeyse tamamıyla kurumuştur. Su çekilmesinin durdurulması DSİ taraıfndan gözardı edilmiş ve çözüm olarak göle Demirköprü Barajı'ndan 5 hmetreküp su bırakılmış, ancak bu, göldeki balık stoklarının yok olmasının önüne geçememiştir. Gelişen tepkiler sonucu 1994 ve 95 yıllarında gölden sulama amacıyla su bırakılmamıştır. Bölgedeki sulama projelerinin geliştirilmesi, daha fazla sulama suyunu gerekli kılmış, bunun için Gediz Nehri'nden Ahmetli Regülatörü kanalıyla göle su verecek üçüncü bir kanalın yapımına başlanmıştır. 15,5 km uzunluğundaki bu kanal kış aylarında göle 169 hmetreküp kirli Gediz suyu taşıyacaktır. Bu ek kaynakla 9443 ha alanın sulamaya açılması öngörülmektedir. DSİ bundan sonra, gölün kuzeybatı kıyılarına 10 km uzunluğunda ek sedde inşa etmeyi ve bugünkü seddeleri yükseltmeyi ve kapasiteyi 400 hmetreküpe, maksimum su seviyesini 81 metreye çıkartmayı planlamaktadır. Bu projelerin hiçbirinin gölün ekolojik yapısı üzerine yapacağı etkiler incelenmemiştir. DSİ'nin bir diğer planı, Adala regülatörü yoluyla Gediz Nehri'ni göle bağlayankanal üzerine 42 Gwh/yıl'lık bir hidroelektrik santrali inşa etmektir. Göl alanında su seviyesinin düşük olduğu dönemde ortaya çıkan, ekolojik açıdan değerli çamur düzlükleri ve bataklıklar, çiftçiler tarafından kısa sürede tarım alanına çevrilmektedir. Marmara Gölü doğal halindeyken yılda 300 tona yakın balık avlanabilmekteydi. Gölde su seviyesinin yükselmesiyle balıkçılık da gelişmiş, 400'ün üzerinde balıkçı teknesi işlemeye başlamış, en yüksek seviyeye ulaşılan 1963 yılında rekor düzeyde (963 ton) balık avlanmıştır. 1993 yılında gölün kuruması sonucu, balıkçılık sektörü tamamıyla çökmüştür. Daha sonraki dönemde, göle yarım milyondan fazla yavru balık bırakılmış, av yasağı getirilmiş ve su seviyesinin yükselmesiyle, balık stoklarında artış meydana gelmiştir. Ancak bu dönemde de kaçak balık avcılığı sürmüştür. Kaynakça: Yarar, M. ve Magnin, G. (1997). Türkiye'nin Önemli Kuş Alanları. İstanbul: Doğal Hayatı Koruma Derneği.
|